hiperaktivite

Genel Psikiyatri ve Psikiyatrik Hastalıklar

Şizofreni ve diğer psikotik bozukluklar

şizofreni akıl oyunları russell croweRüyalarımızı görürken bize gerçek gibi gelir. Uyandığımızda "rüyaymış" der ve hayatımızı sorunsuz devam ederiz. Ancak uyanıkken başka insanların duymadığı sesler duyduğumuz ya da görmedikleri şeyleri gördüğümüzde bu duruma psikoz diyoruz. Bu algı bozuklukları bazen gerçek olduklarından şüphe duyularak yaşanabileceği gibi, bazen de gerçek oldukları düşünülebilir. Bazen de yoğun stres altında psikotik belirtiler görülebilir. Tanı şizofreni olmasa bile psikotik belirtiler tedavi edilmesi gereken ağır bir ruhsal sorunun göstergesidir ve ihmal edilmemelidir. Bu ve benzeri psikotik bozukluklar psikiyatride bir grup hastalığın belirtileridir. Psikotik bozukluklar içinde sayılan bu hastalıkları şöyle sayabiliriz: Kronik Şizofrenik Bozukluk; Sanrısal Bozukluk (Paranoid Bozukluk); Kısa Psikotik Bozukluk; Şizoaffektif bozukluk.
Şizofreni tanısı almış olan hastaların çok farklı görünümlerde ortaya çıkması ve hastalığın çok ağır ya da silik belirtilerle seyretmesi mümkündür. Neredeyse şizofreninin tek bir hastalık değil de bir hastalıklar grubu olduğunu bile söyleyebiliriz.
Şizofreni terimi psikiyatristler tarafından sık kullanılan bir terimdir. Doktorlar şizofreni terimi yerine bazen psikoz terimini tercih edebilirler. Psikoz, hastanın kendi kafasındaki düşünce, hayal ve algılarını gerçek dünyada olanlardan ayırt etmekte güçlük çektiği anlamına gelen bir terimdir. Bu düşünce ve algı bozukluğunun o kişinin yaşadığı kültüre göre de normal kabul edilmemesi gerekir. Diğer belirtilerin yanı sıra şizofrenide gaypten sesler duyma, başka insanların görmediği şeyler görme, insanların kendi zihnini okuyabildiğini ve düşüncelerini kontrol edebildiğini düşünme gibi belirtiler de olabilir.
Şizofrenide görülen belirtilerin hiç birisi hemen bütün psikiyatrik hastalıklarda olduğu gibi şizofreniye özgü değildir. Şizofrenideki düşünce ve algı bozuklukları genellikle o kişinin kültüründe ve kendi geçmişinde önemli olan bazı öğeleri içerebilir. Örneğin bizim kültürümüzde cinler ya da ak sakallı dedeler görme normal kabul edilebilmektedir. Oysa bu belirtiler başlangıçta hastanın işlevselliğini çok bozmasa bile hastalık ihtimali dikkate alınarak bir uzmanla görüşülmesi gereklidir.
Bu bölümde psikotik bozukluk tanılarından birisini almış olanlar ve onların yakınları için hastalıkların oluş nedenleri, süreci, tedavisi ile ilgili bilgi vermek istiyoruz.
Psikotik belirtiler nelerdir?
Psikotik belirti sesler duymak, hayaller görmek ve sıradışı bazı düşünceler gibi diğer insanların sizinle birlikte yaşamadığı ve paylaşmadığı algılar ve düşüncelerdir. Psikotik bir yaşantı sırasında düşüncelerinizi diğer insanların anlayabileceği bir biçimde toparlayamayabilirsiniz. Bu belirtiler birçok insanın günlük yaşamını olağan biçimde sürdürmesine, arkadaşlarıyla ilişkisini ve iş hayatını sürdürmesine engel olacak kadar rahatsız edicidir.
Psikotik belirtiler ağır bir depresyonda, manik atak sırasında olabileceği gibi şizofrenik bozukluk nedeniyle de olabilir. Psikiyatrist birçok belirtiyi sorgulayarak psikotik belirtinin hangi hastalıkla ilişkili olduğuna karar verecek ve tedaviyi buna göre belirleyecektir. Bu tanılar arasında bazen kesin çizgiler olmayabilir ve bir hastada farklı zamanlarda bu tanılar ayrı ayrı konabilir.
Psikotik bir süreç içinde hastanın kendisi bu yaşantıların olağan dışı olduğunu ve hastalıktan kaynaklandığını kavrayamayabilir. Bu durumda hastalığa içgörünün az olduğundan söz ederiz. Bazen de hastalık belirtilerini bir kişilik özelliği gibi görülebilecek kadar silik bir şekilde yaşanabilir. Örneğin aşırı kıskanç bir kadın ya da erkeğin düşünce ve davranışlarının tedavi ile kolayca düzelen bir rahatsızlık olduğunu yakınları bile düşünmeyebilir. Bu şekildeki hastaların neredeyse yarısı hayatları boyunca bir psikiyatristle görüşmediğini, kendilerine ve yakınlarına gereksiz acılar yaşattıklarını görüyoruz.
↑ Sayfa Başı
DSM-IV’e göre şizofreni belirtileri
· Karakteristik semptomlar: Bir aylık bir dönem boyunca (başarıyla tedavi edilmişse daha kısa bir süre), bu sürenin önemli bir kesiminde aşağıdakilerden ikisinin (ya da daha fazlasının) bulunması:
· Hezeyanlar (sanrılar)
· Hallüsinasyonlar (varsanılar)
· Dezorganize (karmakarışık) konuşma (örn. çağrışımlarda dağınıklık [sık sık konu dışı sapmalar gösterme] ya da enkoherans)
· İleri derecede dezorganize ya da katatonik davranış
· Negatif semptomlar, yani affektif donukluk (tekdüzelik), aloji (konuşamazlık) ya da avolisyon
Not: Hezeyanlar bizar ise ya da hallüsinasyonlar kişinin davranış ya da düşünceleri üzerine sürekli yorum yapmakta olan seslerden ya da iki ya da daha fazla sesin birbiriyle / birbirleriyle konuşmasından oluşuyorsa A Tanı Ölçütünden sadece bir semptomun bulunması yeterlidir.
· Toplumsal / mesleki işlev bozukluğu: İş, kişilerarası ilişkiler ya da kendine bakım gibi önemli işlevsellik alanlarından bir ya da birden fazlası, bu bozukluğun başlangıcından beri geçen sürenin önemli bir kesiminde, bu bozukluğun başlangıcından önce erişilen düzeyin belirgin olarak altında kalmıştır (başlangıcı çocukluk ya da ergenlik dönemine uzanıyorsa, kişilerarası ilişkilerde, eğitimle ilgili ya da mesleki başarıda beklenen düzeye erişilememiştir).
· Süre: Bu bozukluğun süregiden belirtileri en az 6 ay süreyle kalıcı olur. Bu 6 aylık süre, en az bir ay süreyle (başarıyla tedavi edilmişse daha kısa bir süre) A Tanı Ölçütünü karşılayan semptomları kapsamalıdır; prodromal ya da rezidüel semptomların bulunduğu dönemleri kapsayabilir. Bu bozukluğun belirtileri, prodromal ya da rezidüel dönemlerde, sadece negatif semptomlarla ya da A Tanı Ölçütünde sıralanan iki ya da daha fazla semptomun daha hafif biçimleriyle (örn. acayip inanışlar, olağandışı algısal yaşantılar) kendilerinde gösterebilir.
· Şizoaffektif Bozukluğun ve Duygudurum Bozukluğunun dışlanması: Şizoaffektif Bozukluk ve Psikotik Özellikler Gösteren Duygudurum Bozukluğu dışlanmıştır, çünkü ya (1) aktif-evre semptomları ile birlikte aynı zamanda Majör Depresif, Manik ya da Mikst Epizodlar ortaya çıkmamıştır ya da (2) aktif-evre semptomları sırasında duygudurum epizodları ortaya çıkmışsa bile bunların toplam süresi aktif ve rezidüel dönemlerin süresine göre daha kısa olmuştur.
· Madde kullanımının / genel tıbbi durumun dışlanması: Bu bozukluk bir maddenin (örn. kötüyekullanılabilen bir ilaç, tedavi için kullanılan bir ilaç) doğrudan fizyolojik etkilerine ya da genel tıbbi bir duruma bağlı olarak ortaya çıkmamıştır.
Bir Yaygın Gelişimsel Bozuklukla olan ilişkisi: Otistik Bozukluk ya da diğer bir Yaygın Gelişimsel Bozukluk öyküsü varsa, ancak en az bir ay süreyle (başarıyla tedavi edilmişse daha kısa bir süre) belirgin hezeyan ya da hallüsinasyonlar da varsa Şizofreni ek tanısı konabilir.
↑ Sayfa Başı
Şizofreni hastalığının diğer hastalıklardan ayrımı nasıl yapılır?
Psikotik bulgularla giden mental bozuklukta ayırıcı tanıda şu mantık sırası takip edilir :
1. Hastanın semptomları gerçekte psikotik mi?
2. Rahatsızlık etiyolojik olarak organik bir faktörle ilişkili mi?
3. Psikotik semptomlar şizofreni için tipik mi?
4. Fonksiyonellikte gerileme var mı?
5. Bulguların devamlı olduğu en az 6 ay süren bir dönem var mı?
6. Psikoz stressli bir yaşam olayını takiben mi ortaya çıktı?
7. Duygudurum bozukluğuna ait semptomlar var mı, eğer varsa
Bu bulgular psikotik semptomlarla zamansal olarak ilişkisi nasıl?
8. Rahatsızlığın başlama yaşı nedir?
Semptomlar psikotik mi?
Delir (hezeyan) tanımında şu iki ögenin bulunması gereklidir:
1. Yanlış inanışların kişinin alt kültürüyle açıklanamaması.
2. Gösterilen gerekçelere ve delillere rağmen kişinin aksine ikna edilememesi.
Gerçeği değerlendirme yetisi: eğer hastanın inanışları gerçekle uyumsuz olmakla birlikte esas olarak hastanın yorumuna bağlıysa gerçeği değerlendirme yetisinin bozuk olduğu söylenemez. Grandiöz ve narsistik bir kişinin ortaya koyduğu işin süpervizörünkinden daha iyi olduğunu iddia etmesi ve kronik depresyonu olan bir hastanın başarısızlığa mahkum olduğunu düşünmesi yanlızca doğru olmadıkları için delir olarak kabul edilmez. Klinisyen aşırılığı veya sıradışılığı nedeniyle bir düşüncenin delir olabileceğinden şüphelendiğinde hastayı bu düşünceleri ile yüzleştirmesi gereklidir. Bazı hastalar söylediklerin aslında gerçek olmadığını görebilirler.
Bizar olmayan delirler klinisyenin bu inanışların deliran doğasından şüpheye düşmesine yol açabilecek bir gerçek kırıntısı ( a kernel of truth ) taşırlar.
Hallüsinasyonlar eğer kişinin bu semptomların patolojik olduğuna dair içgörüsü yoksa psikotik olarak kabul edilirler.
Dini bir yaşantı olarak görüntüler ve sesler eidetik hayal ( eidetic imagery ) adını alırlar. ( eidetik: önceden algılanan objelerin zihinde net bir şekilde canlandırılması yeteneği ile ilgili )
Semptomların alt kültür ile açıklanabilir olup olmadığının anlaşılabilmesi için gerektiğinde diğer bir grup üyesine hatta bir otoriteye baş vurulmalıdır. Bu yargılar klinisyenin yorumuna açıktır. Üstelik belli bir tedavi sürecinin başlanmasında, hastanın iradesine rağmen hospitalizasyonuna ve adli olarak sorumlu tutulup tutulmayacağına karar verilmesinde önemli olduğundan klinisyenin vereceği en zor kararlardan biridir.
Anksiyete normal bireylerde günlük yaşamın bir parçası olarak görülebilmesine karşın psikotik semptomlar sağlıklı bireylerde ender olarak görülürler. Psikotik bozukluğu olan kişiler genellikle belirgin olarak anormal veya en azından garip davranışlar sergilerler. Ama bu davranışlar tek başına tanı koymak için yeterli değildir. Çünkü psikotik semptomlar diğer bazı tanılarla da ilişkili olabilir. Özel tanıları koymak ancak gerekli bilgileri toplayıp kriterleri karşıladığını gördükten sonra mümkün olabilir.
Negatif semptomlar:
Negatif semptomların veya diğer bir tanımlamayla defisit sendromunun gerçek şizofreni için veya şizofreninin kötü prognozlu bir alt grubu için positif semptomlardan daha belirleyici olduğu bazı araştırmacılar tarafından gösterilmiş. Andreasen negatif semptomları aloji ( düşünce yoksunluğu ), duygulanımda küntleşme, irade kaybı - apati, anhedoni - asosyalite. Andreasen bu semptomların güvenilirliğini bir grup şizofreni hastasında göstermiştir. Heinrich ve carpenter’in defisit sendromu tanımları kişinin amaç, motivasyon, merak, empati ve insanlarla duygusal ilişkiye geçmede ve zevk almada zorluk gibi semptomları içeriyor.
Yapısal düşünce bozukluğu:
Yapısal düşünce bozukluklarından en sık tanımlananı çağrışım çözüklüğüdür. Çağrışım çözüklüğü normal insanlarda görülebildiği gibi mani için karakteristik olan fikir uçuşmasından ayrımı zordur. Andreasen raydan çıkma ( derailment ) ve yandan yanıt (tanjansiyalite) terimlerinin kullanılmasını formal düşünce tanımlamasında klinisyenler arasındaki yorum farklılıklarını önlemek için önermiştir. Andreasen derailment teriminin çağrışım çözüklüğünden deskriptif açıdan daha güvenilir olduğunu söylüyor.
Düz künt veya uygunsuz affekt
Bazı araştırmacılar düz affektin şizofreni için özellikle diagnostik olmadığını ve duygudurum bozukluklarında da ender olarak görüldüğünü söylüyorlar. Geniş affektin olmamasının şizofreni tanısı koymaktan daha çok duygudurum tanısını dışlamak için kullanılması gerektiğini söylüyorlar.
Retrospektif hikaye almanın önemi
Bazen hastalar geçmişte aktif psikotik atakları olmasına rağmen resüdüel bulgularla klinisyenin karşısına gelebilirler. Bu durumda hikaye şizofrenin şizoid ve şizotipal kişilik bozukluklardan ayrımında önemlidir. Gene psikotik bulgulu duygudurum bozukluğu ile gelen hastalarda eğer daha önce duygudurum semptomları olmadan geçirilmiş psikotik bir atak varsa bunu tespit etmek şizoaffektif veya psikotik bulgulu duygudurum tanılarının dışlanması açısından önemlidir.
Aile hikayesi üzerine yapılan bir çalışmada araştırmacılar rdc ile affektif bozukluk veya şizoaffektif bozukluk tanısı alan 298 probandın 1084 birinci derece akrabası içinden yanlızca 28 tanesinin psikotik bulgu hikayesi verdiklerini göstermiş. Bu rakam gerçek prevelansın çok altında. Bu araştırmada en gelişmiş teknikler kullanıldığına göre ortalama bir incelemede hayat boyu psikotik bulguların saptanması oranı daha da düşük.
1 -ilaç veya psikiyatrik olmayan tıbbi bir hastalık semptomlara yol açmış olabilir mi?
İlaç veya psikiyatrik olmayan tıbbi bir hastalığın olması mutlaka bunların psikotik semptomları oluşturduğu anlamına gelmez. Psikiyatrik semptomların bu durumlardan önce de var olması bunlardan bağımsız bir etiyoloji olduğunu düşündürür. Benzer şekilde tıbbi durumun tedavisinden sonra veya ilaç etkisi geçtikten sonra psikiyatrik semptomların devam etmesi aralarında ilişki olmadığını düşündürür.
2- Hasta halihazırda a kriterlerini karşılıyor mu?
Karşılıyorsa şizofreni, rezüdüel tip ve delüzyonel bozukluk tanıları dışlanabilir çünkü bu tanılar a kriterlerinin karşılanmamasını gerektirir. A kriterinin karşılanması spesifik psikotik bozukluk tanılarından birinin konacağını gösterir böylelikle başka türlü belirlenmemiş psikotik bozukluk ‘wastebasket’ tanısı konmamış olur.
3- Semptomlar 6 aydan kısa mı sürdü?
Eğer böyle ise şizofreni tanılarından hiç biri konamaz. Şizofreniform bozukluk tanısı konabilmesi için aynı semptomların 6 aydan az 1 aydan fazla sürmüş olması gerklidir. Kısa psikoz tanısı koymak için daha az kriter yeterlidir ve semptomların 1 aydan az 1 günden fazla sürmüş olmalıdır.
Sıklıkla psikotik semptomların süresini tespit etmek zordur. Hasta sağlıklı bilgi veremeyebilir. Hastalığın prodromal döneminde görülebilecek silik davranış değişiklikleri hakkında hastanın yakınlarından daha sağlıklı bilgi alınabilir.
4- a kriterleri ile birlikte majör depresyon ( deprese mizacı da içeren) veya mani episodu var mı?
Eğer şizofreninin a kriteriyle aynı zamanda duygudurum bozukluğun kriterlerinin tamamı karşılanmıyorsa şizoaffektif bozukluk tanısı dışlanır. Depresyon semptomları veya hipomani, kriterlerin tamamı karşılanmıyorsa şizoaffektif bozukluk tanısı için yeterli değildir.
5- Desorganize konuşma veya davranış var mı?
* desorganize konuşma veya davranış varsa paranoid tip şizofreni tanısı dışlanır.
* desorganize konuşma ve davranışla birlikte künt veya uygunsuz duygulanım varsa tanı 6 aylık sürenin karşılanması koşuluyla büyük ihtimalle dezorganize tip şizofrenidir.
* künt duygulanım veya bizar motor aktivite olmadan desorganize davranış veya konuşma varsa 6 aylık sürenin karşılanması koşuluyla tanı ayrımlaşmamış tip şizofrenidir.
6- hasta hallüsinasyonlarının gerçek olmadığının farkında mı?
Hallüsinasyonları olmakla birlikte gerçeği değerlendirme yetisi tam olan hastalar genellikle genel tıbbi duruma bağlı psikotik bozukluk veya madde kullanımına bağlı psikotik bozukluk tanısı alırlar.
Bizar delirler var mı?
Bizar delirlerin olması delüzyonel bozukluk tanısını dışlar. Diğer semptomların olmadığı durumlarda bizar delirler genellikle paranoid tip şizofreni tanısı ile ilişkilidir.
Basit şizofreni
Dsm-ıv de ileri çalışmalar için bazı tanılar ve kriterler önerilmiş. Bunlardan birisi de basit şizofreni. Basit şizofreni tanısı alabilmek için hastanın şizofrenin a kriterini hiç karşılamaması gerkiyor. Şizoid ve şizotipal kişilik bazı özellikleri basit şizofrenide bulunabilir. Giyim ve davranışlarda gariplikler, hijyen bozukluğu, garip fikirlerle uğraş, illüzyon benzeri algısal değişiklikler bulunabilir. Ancak basit şizofreni kişilik bozukluklarından kişilikte değişme olması ve gittikçe kötüleşen gidişi olmasıyla ayrılır. Kişilik bozuklukları hayat boyu sürmeleri ve progresif kötüleşme göstermemeleri ile ayrılırlar.
Duygudurum bozukluğu apati ve anhedoniyi taklit edebilir ancak üzüntü, ümitsizlik, acı veren ümitsizlik duygusu gibi depresif semptomlarla ve episodik olmasıyla ayrılabilir. Sürekli olması, vejetatif semptomların ve depresif semptomların belirgin olmaması distimik bozukluğun basit şizofreniden ayrımını zorlaştırabilir.
Basit şizofreninin en zor ayrıldığı durum belki de hiç bir mental bozukluğun olmadığı durumdur. Basit şizofreni hastası tomlumda marjinal bireyler haline gelirler ama toplumdaki marjinal bireylerde böyle bir hastalık olduğu anlamına gelmez. Basit şizofrenideki negatif semptomlar normalin bir devamı gibi görünürler. Pozitif semptomlarda böyle bir şeyden söz edilemez. Bu nedenle önerilen basit şizofreni tanısının geniş olarak kullanılımından kaçınılmalıdır.
Histerik psikoz:
Dsm klasifikasyonlarında bulunmayan bazı tanılar özellikle vaka tartışmalarında klinisyenleri zor durumda bırakabiliyor. Bunlardan birisi de histerik psikoz tanısı. Bu tanıyı gerçek psikoz vakalarından ayırmak gerekiyor. Konversiyon bozukluğunun nörolojik hastalıkların simulasyonu olabileceği gibi histerik psikoz da gerçek psikozların tam bir simulasyonu olabilir.
Hollender ve hirch ‘e göre histerik psikozuzun özelliklerini:
1) aşırı stress ile birlkte ani ve dramatik başlangıç,
2) delirler ve hallisünasyonlar,
3) depersonalizasyon ve bizar davranış,
4) belirgin formal düşünce bozukluğunun olmaması,
5) değişken duygudurum,
6) herhangi bir resüdüel bulgu olmadan 1 haftadan 3 haftaya kadar sürmesi,
7) sıklıkla histerik kişilik bozukluğu olan kişilerde olması
↑ Sayfa Başı
Şizofreni hastası hasta olduğunun farkında mıdır?
Hasta olduğunun farkında olma, diğer bir ifadeyle içgörü her hasta için değişir ve hastalığın akut ve remisyon (atağın yatışması) dönemlerinde de değişiklik gösterir. Genel olarak pek çok psikoz hastasının akut alevlenme döneminde hasta olduklarının farkında olmadıklarını söyleyebiliriz. Buna rağmen alevli dönemde bile hasta zihninin bir yanıyla hasta olduğunun farkındadır gibi geliyor bana. Bu nedenle hasta olduğunu kabul etmemesine rağmen hastaneye yatış için ikna edilebilen pek çok hasta vardır.
↑ Sayfa Başı
Şizofreni nasıl seyreder?
"Eşime paranoid şizofreni tanısı kondu, iyileşir mi ya da daha kötüye gider mi?"
Paranoid bozukluğun da içinde olduğu psikotik bozukluklar bütün yaşam boyu tedaviyi gerektirebilir. Ancak her hasta için geçerli tek bir gidişten söz edilemez. Psikotik bozukluğu olan (paranoid bozukluk ya da şizofrenik bozukluk) bir hasta ilaç tedavisiyle büyük ölçüde düzelerek (ve genellikle ilaç kullanmaya devam ederek) büyük ölçüde normal günlük yaşamına dönebilir. Kısaca bu soruya kesin tek bir yanıt vermek mümkün değil. Her hasta için o hastayla yapılan detaylı görüşmeyle gidişatla ilgili yaklaşık bir öngörüde bulunmak mümkün olabilir.
↑ Sayfa Başı
Şizofreni tedaviyle düzelir mi?
Şizofreni ilaç tedavisiyle büyük ölçüde tedavi edilebilmektedir. Elbette her hasta aynı ölçüde tedaviden faydalanmaz. Özellikle yıkım belirtisi ya da negatif belirtiler dediğimiz belirtiler ilaç tedavisinden pozitif belirtilere (sesler duyma, hayaller görme gibi) göre daha az faydalanır.
↑ Sayfa Başı
Şizofreni bir akıl hastalığı mıdır?
Öncelikle kendi kafamıza göre insanlara “akıl hastası” adını koymamanızı öneririm. Hastalığı kabul etmeyen gerçekten hasta olmayabilir. Daha önce ifade ettiğim gibi bir durumun hastalık sayılabilmesi için aile hayatında, iş hayatında sorunlara yol açması gerekiyor. İnsanların psikiyatriste başvurmak istememelerinin bir sebebi akıl hastası olarak damgalanmak istememeleri olabilir. Böyle bir endişeniz varsa kendinize şöyle söyleyin: Yalnızca psikiyatriste gittiğim için bana deli damgası vuracak olanlar yalnızca cahillerdir. Cahilleri cahillikleriyle başbaşa bırakıp ben sağlığım ve mutluluğun için ne gerekiyorsa onu yapmalıyım.
↑ Sayfa Başı
Şizofreni kalıtsal bir hastalık mıdır?
Hastalığın kalıtsal yönü vardır ama eş yumurta ikizlerinde bile ancak %40 oranında görülür. Yani tamamen kalıtsal değildir. Küçükken anlamanın ve önlemenin bir yolu henüz yok. Şizofreni hastalarının sosyal becerilerinin geliştirilmesi önemli bir konu olmakla birlikte üzerinde daha fazla çalışılmayı bekliyor.
↑ Sayfa Başı
Şizoaffektif bozukluk şizofreniye dönüşür mü?
Şizoaffektif bozukluk şizofreniye dönüşmez. Yalnızca bir hastalığın farklı zamanlarda farklı görünümlerinden söz etmek daha doğru olur. Şizoid kişilik tanım gereği bir kişilik bozukluğu olsa da pek çok şizofrenik hastanın hastalık öncesi dönemde şizoid ya da şizotipal kişilik özelliklerinin olması şizoid kişilik bozukluğunun psikotik bozukluk spektrumunda bir yerlerde olduğunu düşündürüyor. Ancak şizoid kişiliği olan pek çok insan da hayatları boyunca şizofrenik bozukluk geliştirmezler. Kişilik bozukluğu ve hastalık ayrımı tamamen tanımsal bir ayrımdır. Pratikte kesiştikleri pek çok nokta vardır.
↑ Sayfa Başı
Kardeşim şizofreni hastası ve beni çok kıskanıyor, nasıl davranmalıyım?
Kardeşiniz hastalığın yol açtığı kayıplarının farkında olabilir ve bu durumda sizi kıskanması ve üzülmesi olağan bir durum. Bir trafik kazası geçirip örneğin eskisi gibi yürüyemeyen ya da başka bir şekilde kaybı olsaydı kardeşinize nasıl davranırdınız? Kayıplarını anladığınızı ama onu sevdiğinizi ve yanında olduğunuzu göstermeye devam ediniz.
↑ Sayfa Başı
Şizofreni Dayanışma Dernekleri
Şizofreni hastalarının ve hasta yakınlarının kurduğu dayanışma dernekleri hasta ve yakınları için çok faydalı faaliyetlerde bulunuyorlar. Yıkımı olan bir şizofreni hastasının kendi başına karar alıp inisiyatif kullanıp sosyal yaşama katılması çok zordur hatta kimi durumlarda mümkün olamayabilir. Sizin sürekli desteğiniz gerekebilir. Hasta yakınlarının bir araya gelmeleri de bu açıdan önem taşıyor. Bilinçli hasta yakınlarının daha aktif olması, güç birliği yaparak, sorumlulukları paylaşması gerekiyor.
↑ Sayfa Başı
İş yapamama bir şizofreni belirtisi olabilir mi?
“İş yapamama”, “bir davranışı ya da konuşmayı başlatamama” ağır psikotik hastalıkların negatif belirtiler dediğimiz belirtilerinden olabilir. Diğer bir ihtimal kullandığı ilaçların yol açtığı sedasyon yani uyku hali ve yavaşlamanın buna neden olmasıdır. Farklı ilaçların bu negatif belirtiler üzerinde farklı etkileri olacaktır.
↑ Sayfa Başı